31 Mart 2013 Pazar

LG Optimus G Test Sonuçları

LG'nin Optimus G'si, 4 çekirdek ve 2 GB RAM sunan yeni nesil akıllı telefonlarından biri. 13 megapiksellik kamerası ve şık tasarımı da dikkat çekici. Peki ama piyasadaki Xperia Z gibi rakipleri karşısında ne durumda? İşte testimiz...

Baştan söyleyelim; LG Optimus G, son günlerde test etme şansı bulduğumuz iyi telefonlardan biri. Telefon, 1,5 GHz hızında 4 çekirdekli Qualcomm işlemciye, 2 GB RAM'e ve 1.280 x 768 piksel çözünürlüklü 4,7 inç ekrana sahip. 319 ppi piksel yoğunluğuna sahip olan ekran yaptığımız testlerde gün ışığında 332 kandela/m2 parlaklık oranı sergiledi. Ekranda renkler gayet canlı görünse de AMOLED ekranlardaki kadar iyi değil. Telefonun Gorilla Glass 2 arka ve ön camları sayesinde son derece sağlam olan şık kasasının altında güçlü donanımlar bulunuyor.

Optimus G'nin arka kapağı, aynen Nexus 4 gibi parıltılı bir yüzeye sahip. Telefon ele iyi oturuyor ve kalitesini hissettiriyor. 132 x 69 x 10 milimetre boyutlu telefonu kullanmak çok rahat. Ancak kasanın yekpare yapısı, pilin çıkartılmasına engel oluyor.

Telefonda 32 GB dahili depolama alanı var ve bunu bellek kartı ile desteklemek mümkün değil.
LG Optimus G, 13 megapiksel çözünürlüklü etkileyici bir kameraya sahip. Yaptığımız testler kameranın gerçekçi renkler ve yüksek karşıtlık oranı sunduğunu gösteriyor. Görüntü, çerçevenin kenarlarına doğru biraz netlik kaybediyor.

Yapay ışıkta çekilen fotoğraflarda da netlik kaybı görülüyor. Telefon flaşa sahip olsa da kamera geceleri iyi performans sergileyemiyor. Sonuç olarak doğal ışıkta iyi sonuç veren kamerayı yapay ışık altında ve karanlıkta kullanmanızı tavsiye etmiyoruz. Ama bunu çok büyük bir eksi olarak da değerlendirmiyoruz; az sayıda alternatif dışında neredeyse tüm cep telefonlarında durum aynı...

Performans: Gayet akıcı

Optimus G Android 4.1.2 ve LG'nin kendi geliştirdiği arabirimi kullanıyor. Testlerimizde telefonun SMS, bağlantılar ve tarayıcı gibi temel uygulamalarda gayet akıcı performans sergilediğini gördük. Telefon, LG'nin geliştirdiği bazı uygulamalar yüklü olarak geliyor. Optimus G'de ayrıca bir çevirmen uygulaması ve DLNA üzerinden içerik paylaşımı sağlayan bir uygulama da bulunuyor.

29 Mart 2013 Cuma

Yaşamınızı karartan ağrıyı tanıyın!

İşte normal ağrı kesicilerin yararının olmadığı ve çoğu hastanın farkında olmadan yaşadığı bu sağlık sorununa dair bilinmesi gerekenler.

Diyabet hastası, yaşamını karartan ağrıyı tanımıyor

Yüz diyabet hastasının 20'sinde görülen ve yaşam kalitesini düşüren "nöropatik ağrı" hastalarda depresyona bile neden olabiliyor. 

İşte normal ağrı kesicilerin yararının olmadığı ve çoğu hastanın farkında olmadan yaşadığı bu sağlık sorununa dair bilinmesi gerekenler.

Merkezi veya çevresel sinir sisteminde hasar ya da hastalık sonucu ortaya çıkan ve hastalar tarafından "yanma, karıncalanma, batma, elektrik çarpar gibi olma ve donma hissi" gibi belirtilerle tanımlanan ağrılara "nöropatik ağrı" adı veriliyor. Başta ayaklar olmak üzere değişik organlarda ortaya çıkan nöropatik ağrı, özellikle diyabet hastalarında görülüyor ve her 100 diyabet hastasının 20'si, bu ağrıyı çekiyor. Bu sayı Türkiye'de en az 5 milyon diyabet hastasının beşte birinin nöropatik ağrı sorunu yaşaması anlamına geliyor. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşen Akıncı Tan ile Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türk Nöroloji Derneği Nöropatik Ağrı Çalışma Grup Başkanı Prof. Dr. Ersin Tan, nöropatik ağrının kanser hastalarında, sinir sıkışmalarında, inme veya omurilik yaralanmaları sonucunda ve zonaya bağlı olarak ortaya çıktığını söylüyor.

Bu ağrının cinsiyeti yok

Nöropatik ağrının görülmesi açısından cinsiyetler arasında bir fark bulunmuyor. Cinsiyet farkı, ancak nöropatik ağrıya neden olan hastalıkların türüne bağlı olarak görülüyor. Örneğin nöropatik ağrı olduğu düşünülen "fibromiyalji sendromu"na kadınlarda daha sık rastlanıyor.

Her yaşta görülebiliyor

Nöropatik ağrıyla her yaş grubunda karşılaşılıyor. Ancak "zona" sonrası görülen, diyabete bağlı olan ve inme sonrası meydana gelen nöropatik ağrı, ileri yaştaki kişilerde daha sık görülüyor. Nöropatik ağrı, diğer ağrılardan farklı olarak yanma, karıncalanma, batma, elektrik çarpar gibi olma ve donma hissi veriyor.

Ağır depresyon nedeni

Nöropatik ağrı çekenlerin yaklaşık yüzde 80'inde ağrının orta seviyede veya şiddetli olduğu belirtiliyor. Hastanın günlük yaşamını önemli ölçüde kısıtlayan bu durumun yarattığı fiziksel, psikolojik, duygusal ve sosyal etkiler, hastaların yüzde 40'ının depresyona girdiğini belirtiyor. Bu durum işgücü kaybına neden oluyor.

Nedenini bilmiyorlar

Nöropatik ağrının özellikle diyabet hastalarında görülmesinin nedeni, diyabetlilerin sinir sistemlerinde meydana gelen hasar... Nöropatik ağrı konusunda en dikkat çeken şey ise, ağrılarının nedenini bilmeyen hasta sayısının çok olması. Bu hastalar ağrılarının köken ve tedavisinin farklı olduğunu bilmedikleri için normal ağrı kesicilerle tedavi olmaya çalışıyor. "Nöropatik ağrı konusunda umutsuz olmaya gerek yok" diyen uzmanlar, tedavide etkinliği ve güvenilir olduğu kanıtlanmış yöntemlere dikkat çekiyor.

Tedavi için sara ilacı

Nöropatik ağrı tedavisi, hastanın doğru bilgilendirilmesini, psikolojik ve sosyal destek almasını ve ilaç tedavisini içeriyor. Bazı sara ve depresyon ilaçları, nöropatik ağrıda etkin tedavi yöntemleri olarak kullanılıyor. "Klasik ağrı kesicilerin nöropatik ağrıda etkin olmadığı bilinmelidir" diyen uzmanlar, hastanın etkin ilaç tedavisine yanıt vermediği nadir durumlarda girişimsel ve cerrahi yöntemlerin düşünülmesi gerektiğini söylüyor.

Tedavi olmayan hastanın yaşam kalitesi düşüyor

Tedavi olmayan hastanın şikâyetleri artıyor ve bu durum, kişinin yaşam kalitesini engelleyecek ciddi sorunlara yol açıyor. Hastalar, tedavi olmadıkları takdirde işlerini kaybetmek, sosyal çevreleriyle ciddi sorunlar yaşamak, ruhsal sorunlar ve yatağa bağlı kalmak gibi sonuçlarla karşılaşıyorlar.

Tedaviyi uzman hekimler yapmalı

Nöropatik ağrı tedavisinin nöroloji, iç hastalıkları, fiziksel tıp ve rehabilitasyon, nöroşirurji (beyin cerrahisi), endokrinoloji ve metabolizma, algoloji ve romatoloji dalındaki uzman hekimler tarafından yapılması gerekiyor. Hastalık konusunda unutulmaması gereken en önemli şey, ağrının farklı nedenlere bağlı farklı türlerinin olabileceği ve etkin tedavi için iyi tanımlanması ve doğru tanınması gerektiği.

Kaynak:GAZETE HABERTURK - CEYDA ERENOĞLU

Gözlerinizi tekrar açın kilo verin

İş beslenmedeki porsiyon ölçülerine gelince, gerçekten aşırı büyük bir dünyada yaşıyoruz gibi görünüyor. Amerikalılar sadece fast food restorantlarında değil, evlerinde de çok büyük porsiyonlar ile yemek yemeye bağımlı hale geldiler. 

Uzmanlar sağlıklı zayıflamanın sırlarını açıkladı..

Aslında, son 20 yılda birçok ülkede porsiyon oranları dramatik bir şekilde gittikçe büyüdü kalori oranından çok yüklü miktardaki porsiyonlar artık aşırı kabul edilmemeye başlandı. Kendimize evde yemek hazırladığımızda çok büyük porsiyonlar kullanmaya başladık ve bunu çok doğal karşılıyoruz. Bunlarla beraber maalesef bel kalınlığımız da aynı ölçüde büyümeye devam ediyor. Aşağıdaki 3 sözde küçük ama yararı çok büyük öneri ile daha iyi bir Beslenme düzenine sahip olun, belinizin kalınlaşmasına izin vermeyin :

1: Gözlerinizi tekrar açın

Kilo verip zayıflamak veya sahip olduğunuz kiloyu korumak istiyorsanız yemek miktarını ayarlamak aynı hangi yemekleri seçmeniz gerektiği ile aynı önemi taşımaktadır. Basitçe söyleyelim, makul miktarda porsiyonlar alarak, hem sevdiğiniz yiyecekleri yiyip hem de kilo verebilirsiniz. Yiyecek miktarını ölçerken küçük ve derin olmayan tabaklar kullanmak, büyük ve derin tabaklara oranla gözlerinizi oranlamakta daha faydalı olacaktır. Ayrıca küçük tabağa dolduracağınız yemek ile beraber psikolojik olarak doyurucu ve yeterli miktarda yemek yediğinizi daha kolay anlayabilirsiniz.

2. Yiyecek etiketlerine kolayca aldanmayın

Markete girdiğinizde yiyecekleri etiketlerine bakarak karşılaştırırsınız. Bu sizin yaptığınız rejim için iyi bir yoldur. Ama hemen etiketlere kanmayın, etikete şöyle bir Göz atmak size hikayenin tümünü anlatmayacaktır. Eğer siz de birçok tüketici gibiyseniz, ilk olarak kalori etiketine bakarsınız fakat önemli olan o yiyecekten yiyeceğiniz porsiyona göre kalori hesabını yapmaktır. Genelde birçok hazır yiyecek ürünü karmaşık besin değerleri sunar. Mesela bir çikolatalı kurabiye kutusuna bakın, aynı miktarda yiyeceğiniz tereyağ ve fıstıklı bir krakerin porsiyonu ortalama 80 kaloriyken, çikolatalı kurabiyelerin bir porsiyonunun ortalama 160 kaloriye denk geldiğini göreceksiniz. Hangisini almanız gerektiği konusunda çok kolay bir karar önünüzde duruyor değil mi? Şimdi daha yakından bakın. Tereyağ ve fıstıklı krakerin tüm kalorisinin 80 olduğunu, fakat baktığınız çikolatalı kurabiyenin sadece bir tanesinin 160 kalori olduğunu pakette ise 3 tane bulunduğunu fark edeceksiniz.

3. Beslenme Bilgilerini Avantaja Dönüştürün

Son zamanlarda birçok fast food restoranı ürünleri hakkında beslenme bilgilerini müşterileri ile paylaşmaya başladı. Mesela çok meşhur bir hamburgerin 260 kalori ancak daha ünlü ve daha büyük bir burgerin de 560 kalori olduğu bilgilerini bizlere sunuyor. Bununla beraber gittiğimiz diğer restoranlarda bu bilgilere rastlamıyoruz çünkü oralarda da büyük porsiyonlar artık çok sıradan doğal şekilde karşılanıyor. Alacağınız kaloriyi azaltmak ve normal ölçülerde beslenmek için sipariş verirken porsiyonu biraz küçük yapmalarını söyleyebilir, bir çocuk menüsü şeklinde istediğinizi belirtebilirsiniz.Ayrıca unutmamalısınız ki önünüze gelen tüm porsiyonu bitirmek zorunda değilsiniz, birazını ayırır yemezseniz faydalı olacaktır. Doğru porsiyonları öğrenip, beslenme değerleri hakkındaki bilgileriniz de arttıkça siz farkında olmadan aşırı yemek yemekten kurtulacaksınız ve beslenme stiliniz çok doğru bir yönde gelişecektir. Beslenme rejiminize ekleyeceğiniz bir dondurma veya kurabiye sizin sağlıklı düzeninizi bozmayacaktır, yeter ki miktarı ve sıklığını uygun ölçülerde tutmayı başarın. Porsiyonlar hakkında daha akıllıca düşünmeye başladığınızdan itibaren kilo vermeye başlayacak ve bunu sağlıklı bir şekilde başaracaksınız.

Türk kadını topuklu ayakkabı giyemez

Avrupa'da imal edilen ayakkabıların Türk kadınının ayak yapısına uymadığını belirterek mecbur kalınmadıkça topuklu ayakkabı kullanılmamasını istendi.

İzmir'deki Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan Ortopedi Uzmanı Doç.Dr. Levent Karapınar, topuklu ve ince burunlu ayakkabı tutkunu kadınlara uyarılarda bulundu.

Türk kadınının ayak yapısının taraklı olduğunu kaydeden Doç.Dr. Karapınar, mağazalarda yer alan Fransız ve İtalyan yapımı ayakkabıların, ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğini söyledi. Daha uzun boylu ve şık gözükmek adına pek çok kadının topuklu, dar burunlu ayakkabıyı tercih ettiğinin altını çizen Doç.Dr. Karapınar, Avrupa'da imal edilen ayakkabıların Türk kadınının ayak yapısına uymadığını belirterek mecbur kalınmadıkça topuklu ayakkabı kullanılmamasını istedi.

Doç.Dr. Levent Karapınar, "Vitrinleri süsleyen ve pek çok bayanın imrenerek baktığı topuklu ve ince burunlu ayakkabılar, Türk kadını için ciddi tehditler oluşturuyor. Çünkü bu ayakkabılar Avrupalı kadınların ayak yapılarına göre imal ediliyor. Üretimler genelde İtalyan ve Fransız bayanlara göre tasarlanıyor. Türk insanının ayak yapısı taraklı ve nispeten daha geniş. Bu nedenle ülkemizde yaşayan ve topuklu ayakkabıdan vazgeçemeyen bayanların sorun yaşaması kaçınılmaz oluyor. Kadınlarımızın bu fiziki nitelikleri üreticiler tarafından göz ardı ediliyor. Üretimde, kalıtımsal özelliklerin de ön planda tutulması gerekir" dedi.

Doç.Dr. Karapınar, topuklu ayakkabı kullanımında ayağın tam olarak yere basamadığını ve bunun da sorunları yanında getirdiğini belirtti. Doç.Dr. Karapınar, "İnsanın yükünü en fazla taşıyan nokta olan topuk devre dışı bırakılınca kemiklerde erken bozulmalar meydana geliyor. Genç yaşlarda bu sorunları fark etmeyen bayanlar, ileri yaşlarda geri dönüşü olmayan sağlık problemleriyle karşılaşabiliyor. Bu nedenle topuklu ayakkabı kullanımında şıklığımız kadar sağlığımızı da düşünmeliyiz" diye konuştu.

En İyi 10 Kişisel Blog Teması

Kişisel blog sahibi bloggerlar, bloglarına uygun bir tema bulmakta zorlanabilirler. Kişisel bloglar insanların kendi düşüncelerini paylaştığı, samimi bloglardır. Dolayısıyla kişisel bir blogun tasarımı da sıcak samimi ve kişisel blogun ruhuna uygun olmalıdır. Aşağıda Blogger platformuna ait en beğendiğim kişisel blog temalarından bir derleme yaptım. Umarım beğenirsiniz.

 

1. Sunrise Blogger Template

 

sunrise blogger template

DEMO & DOWNLOAD

 

Özellikler: Açılır menü, manşet slayt, resimli otomatik devamını oku, özelleştirilmiş yorum bölümü, yukarı çık butonu, sosyal takip butonları.

 

 

2. WebDesign Blogger Template

 

Webdesign blogger template

DEMO & DOWNLOAD 

 

Özellikler: Yatay menü, manşet slider, resimli otomatik devamını oku, 4 sütunlu footer alanı, sayfa numaralandırma, yazar kutusu.

 

 

3. Timeline Blogger Template

 

Timeline Blogger Template

DEMO & DOWNLOAD 

 

Özellikler: Tek sütunlu, yatay menü, özel post footer, 3 sütunlu footer alanı, zaman tüneli tarzında tasarım.

 

 

4.  Espada Blogger Template

 

espada blogger template

DEMO & DOWNLOAD 

 

Özellikler: Yatay üst menü, özel post footer tasarımı.

 

 

5. Leatherbound Blogger Template

 

Leatherbound blogger template

DEMO & DOWNLOAD

 

Özellikler: Şık tasarım.

 

 

6. My Wall Blogger Template

 

My Wall Blogger Template

DEMO & DOWNLOAD 

 

Özellikler:  Resim tabanlı tasarım, sol sidebar sabit, özel sosyal paylaşım butonları.

 

 

7. Lummoxie Blogger Template

 

lummoxie blogger template

DEMO & DOWNLOAD

 

Özellikler: Üst menü, özel yorum bölümü, şık tasarım.

 

 

8.  My Personal Diary Blogger Template

 

my personal diary blogger template

DEMO & DOWNLOAD 

 

Özellikler: Resim tabanlı tasarım,

 

 

9. CherryTruffle Blogger Template

 

CherryTruffle blogger template

DEMO & DOWNLOAD 

 

Özellikler: Üst menü, yatay açılır menü, sosyal takip butonları, resimli otomatki devamını oku, sayfa numaralandırma, 3 sütunlu footer alanı, özelleştirilmiş yorum bölümü.

 

 

10. Compartidisimos Blogger Template

 

compartidisimo blogger template

DEMO & DOWNLOAD

Özellikler: Üst menü, sabit manşet, resimli otomatik devamını oku, 3 sütunlu footer, özelleştirilmiş yorum bölümü.

 

 

Araştır, toparla, düzenle… derken epey uğraştım bu yazıyı hazırlamak için. Alttaki butonları kullanarak sosyal ağlarda paylaşırsanız sevinirim.

28 Mart 2013 Perşembe

iPhone 5S'in Donanım Özellikleri



Apple kanadından Galaxy S4'e yanıt olarak gelmesi beklenen iPhone 5S'in donanımsal özelliklerinde ne gibi değişiklikler olacağı konusu son günlerde bir hayli tartışılıyor.
Apple'ın Galaxy S4'e kesin yanıtının iPhone 5S olup olmayacağı dahi bilinmezken yine de internette cihaz hakkında birçok spekülasyon yer alıyor.
Biz de bunların en önemlilerini sizler için derledik. Bakalım iPhone 5S ile birlikte Apple ne tür yenilikler planlıyor?
Apple'ın artık iPhone 5S ile birlikte sürekli olarak kullandığı ekrandan kurtulacağı söyleniyor. Zira Retina ekran artık yavaş yavaş eskimeye yüz tutan bir teknoloji ve gereğinden fazla enerji harcıyor.
Apple'ın ise yeni cihaz ile birlikte yeni ve çok daha yüksek çözünürlükte bir ekran kullanacağı düşünülüyor. Hatta bazı kişiler bu ekranın Sharp tarafından yeni üretilen IGZO adlı ekran (Indium Gallium Zinc Oxide Display) olacağını iddia ediyor. IGZO'nun özelliği ise bu harika yeni teknolojinin inanılmayacak derecede az enerji tüketirken çok yüksek çözünürlükleri destekliyor oluşu.
Parmak izi Tarayıcısı
Apple'ın bu nesildeki en büyük bombasının ise ekran değil, parmak izi tarayıcısı olacağı düşünülüyor. Muhtemelen ekranda yer alacak olan bu parmak izi tarayıcısı sayesinde hem App Store alışverişleriniz hem de genel güvenliğiniz çok daha korunaklı hale gelecek diyebiliriz.
Sonuçta alışveriş yapmak için yalnızca parmak izinize ihtiyaç duyacak olması, parmağınızı kesmedikleri sürece sahip olabileceğiniz en iyi güvenlik sistemlerinden biri olsa gerek.
Super-HD Kamera
iPhone 5 hali hazırda zaten harika bir kameraya sahip ve HD fotoğrafları düşük ışıkta bile oldukça kaliteli sonuçlar vererek çekebiliyor. Fakat dedikodular Apple'ın bununla yetinmeyerek cihazın kamerasını daha da ileri götürmek amacında olduğu ve 13 MP'lik fotoğraflar çeken bir kamerayı cihaza monte edeceği yönünde.
Cihazda şu anda iSight adlı kameranın kullanıldığını düşünürsek, yeni nesil için bir hayli önemli bir adım olacağını rahatlıkla söyleyebiliriz.
Dört Çekirdekli İşlemci
Herkes Apple'dan iPhone 5'i dört çekirdekli bir işlemciyle  üretmesini bekliyor. Fakat Apple hepimizi şaşırtmış ve çift çekirdekli A6 çipsetini kullanmayı tercih etmişti. Yoksa bu bir pazarlama taktiği miydi?
Çünkü konuşulanlara göre Apple'ın iPhone 5S üzerinde A7 adını vereceği dört çekirdekli bir işlemciye yer vereceğini söyleyebiliriz. Bilginin kesin olmadığı bir gerçek ama gerçekleşmesi en yüksek ihtimallerden biri olduğu görülüyor.
Renk Seçenekleri
Geçtiğimiz günlerde size iPhone 5S'in sarı renk seçeneği de sunacağını iletmiştik hatırlarsanız. Son dedikodular ise cihazın bununla sınırlı kalmayarak gökkuşağı renklerinde seçeneklere sahip olacağı yönünde.
Sarı, mavi, yeşil, kırmızı, turuncu, pembe, siyah ve beyaz gibi renklere sahip iPhone'lar görmek sizce nasıl olurdu?
NFC
Near-Field Communication olarak adlandırılan NFC teknolojisini, NFC sahibi cihazların birbirleriyle otomatik olarak iletişime geçebilmesi olarak tanımlayabiliriz. Mobil dünyada uzun yıllardır tartışılan bir konu olan NFC'nin tahmin edilenden çok daha yavaş yayıldığı ise bir gerçek.
Konuya dönecek olursak, iPhone 5S'in mutlaka NFC özelliğine sahip olacağı iddia ediliyor diyebiliriz. Olması muhtemel, çok şaşırılacak bir durum değil açıkcası.
Kablosuz Şarj
Artık kablolardan kurtulmanın zamanı geldi. Açıkcası Apple'ın iPhone 5 ile tanıttığı Lightning teknolojisinden bu kadar kolay vazgeçip iPhone 5S'i yalnızca kablosuz şarj özelliğiyle piyasaya süreceğini düşünmüyoruz.
Yine de kabloların yanında cihazda böyle bir özelliğin fabrika çıkışlı olarak bulunması bizi bir hayli mutlu edebilir. Özellikle çalışırken masanın üzerinde duran cihazın sürekli olarak şarj halinde olduğunu bilmek içimizi rahatlatacaktır. Telefonu şarj etmeyi unutanların derdine de en büyük çarelerden biri bu olsa gerek.
iOS 7
Apple'ın yeni cihaz ile birlikte iOS'un yeni sürümünü de kullanıcıların beğenisine sunacağı düşünülüyor. Açıkcası iOS 6 ne Apple kullanıcılarına ne de Apple firmasına bekleneni veremedi diyebiliriz.
Özellikle son dönemlerde yaşanan hatalar ve işletim sisteminin iPhone 4S gibi canavar sayılabilecek bir cihazı dahi yavaşlatabiliyor oluşu nedeniyle eleştiriler almıştı ve şu anda Apple mühendisleri tarafından iOS 7'nin hazırlanmakta olduğuna da eminiz.
Eh yeni işletim sisteminin kullanıcılarla buluşması için en güzel tarih ise tabii ki yeni iPhone'un piyasaya sürülüşü olacaktır.
Çıkış Tarihi
Geldik son dedikodumuza. iPhone 5S'in çıkış tarihi ne olacak?
Açıkcası geçtiğimiz yıla bakacak olursak Apple, iPhone 5'i 21 Eylül tarihinde piyasaya sürmüştü. Mantıken yeni cihaz için bir yıl beklemesi oldukça olası görünüyor. Fakat dedikodular da tam olarak burada devreye giriyor.
Apple'ın Samsung'un Galaxy S4 ile kurmayı planladığı yeni saltanatı uzun süre yaşatmamak istediği ve bu yüzden iPhone 5S'i Mayıs ya da Haziran aylarında piyasaya sürebileceği söyleniyor.
Bakalım iddialar ne kadar doğru çıkacak bunu ancak Apple'ın lansmanında görebileceğiz.

27 Mart 2013 Çarşamba

Ara Öğün, Ana Öğün Olmasın


Uzmanlar bas bas bağırıyor, ‘’sık yiyin, az yiyin’’ diye. Duymayanınız kalmamıştır. Gerçekten de öyle. Vücudumuzu bir makine gibi düşünürsek, metabolizmayı çalıştırmak için sürekli yakıt vermemiz gerekiyor. O nedenle, ideal beslenmenin yolu 3 ana, 3 ara öğün yapmaktan geçiyor.
Fakat adı üstünde, ‘’ara’’ öğün. Yani ufak tefek, maksadını aşmayacak şekilde olması, 100-150 kaloriyi aşmaması gerekiyor. Ara öğün yapacağım diye yarım ekmek arası sandviç yerseniz diyet, diyet olmaktan çıkar. Bu yazıda, diyet yaparken tüketebileceğiniz sağlıklı ve düşük kalorili ara öğün önerilerinde bulunacağım.

nutt-5 adet fındık / 5 adet badem / 2 adet ceviz içi + 2 adet kuru kayısı / 8-10 adet çekirdekli siyah üzüm
-2 adet kepekli galeta / 3 adet diyet bisküvi + 1 bardak ayran/kefir
-1 porsiyon meyve + 1 bardak yağsız süt
-2 dilim tam buğday ekmeğinden yapılmış peynirli tost


-1 dilim az yağlı, esmer şeker ve tam buğday unuyla yapılmış kek
-1 kase, yağsız sütte beklemiş ve1 çay kaşığı bal ile tatlandırılmış yulaf ezmesi
-Yağsız sütle yapılmış ve üzerine bol tarçın serpilmiş sütlü tatlı
fluffy green salad 004
-Mevsim yeşilliklerinden yapılmış, sirke/limon ve zeytinyağı gezdirilmiş salata + 1 adet galeta/kepekli diyet kraker
-1 kutu meyveli probiyotik yoğurt
-Yarım paket diyet kraker / bisküvi
-Yarım simit + az yağlı beyaz peynir
Ara öğün denince çoğumuzun aklına kolay ulaşılabilir, çantaya atılabilir diyet bisküviler geliyor.
Fakat üzerinde ‘’light’’ yazıyor olması onları o kadar da masum kılmıyor. Ayrıca endüstri ürünleri oldukları için içlerinde tatlandırıcılar, katkı maddeleri olabiliyor ve beklendiği kadar tok tutamıyorlar. Kan şekerini çok da iyi dengeleyemiyorlar.
O nedenle, evden çıkmadan önce bir 10 dakikanızı ayırıp, ara öğünlerinizi kendiniz hazırlayıp çantanıza koymanızı öneririm. Hem kesenize hem de vücudunuza daha faydalı olur.
Unutmadan, günde en az 3-4 porsiyon taze sebze-meyve tüketmelisiniz. Vitaminlerden tam anlamıyla faydalanmak için sularını içmeniz değil, meyvenin/sebzenin kendisini tüketmeniz, mümkünse kabuklarını soymamanız sizin için en iyisi olacaktır.

Sağlık Sayfam sağlıklı günler diler...

BH Okuyucuları Blogunuzu Listeye Ekleyin!

Son günlerde sıkça karşılaştığım Listly adında bir araç var. Bu araç ayesinde sosyal listeler oluşturabiliyorsunuz. Sosyal listeler derken; sizinle birlikte diğer arkadaşlarınızın da listeye yeni öğe ekleyebildiği, oylama ve yorum yapabildiği listeleri kastediyorum.

 

Ben de Listly aracını kullanarak “Blog Hocam Okuyucalarının Blogları” isimli bir liste oluşturdum ve bu blogu takip eden blog yazarlarının bloglarını listelemek istedim. Bu sayede hem bloglarınızın tanıtımını yapmış olacaksınız hem de birbirimizin bloguna misafir olmak için bir blog havuzumuz olacak. Tabi bu listeyi sizin yardımlarınızla oluşturacağız.

 

 

Blogumu Listeye Nasıl Ekleyebilirim?

 

1. Buradan listemizin bulunduğu sayfaya giderek pembe renkli Add to List butonuna basın.

2. Listly ile kullandığınız sosyal ağlardan birini bağlamadıysanız size bunlardan birini bağlamanızı isteyecek. Kullandığınız bir sosyal ağ ile Listly’ye bağlanın.

3. Listly’ye bağlandıktan sonra tekrar Add to List butonuna tıklayın ve açılan pencereden mavi renkli Item With Link seçeneğini seçin.

4. Kutuya blog adresinizi yazın ve etiket, başlık, açıklama, logo gibi detayları tamamladıktan sonra blogunuz listeye eklenecektir.

 

Blogunuzu listye ekledikten sonra listedeki diğer blogları değerlendirebilirsiniz. Örneğin beğendiğiniz vetakip ettiğiniz bloglara + oy kullanabilir, ya da tam tersi içeriği hoşunuza gitmeyen bloglara oy kullanabilirsiniz. Dilerseniz bloglar hakkındaki görüşlerinizi yorum olarak da belirtebilirsiniz.

 

listly

 

Hepinizi listeye davet ediyorum. Umarım davetime icabet edersiniz :)

26 Mart 2013 Salı

HTC One SV’nin Detayları

 
 
Akıllı telefon rekabetinde bir süredir odağını Windows Phone işletim sistemine kaydıran HTC, diğer yandan Android işletim sistemini de unutmadığını kullanıcılara sunduğu One SV modeliyle gösteriyor. Andorid 4.0.4 Ice Cream Sandwich işletim sistemiyle beraber gelen HTC One SV, isteğe göre Android 4.1.2 (Jelly Bean) işletim sistemine de yükseltilebiliyor. 4.3 büyüklüğünde ve 480×800 piksel çözünürlüğünde Super LCD-2 kapasitif ekranın sahibi olan HTC One SV’de işlemci olarak Qualcomm Snapdragon tercih edilmiş. Çift çekirdekli ve 1.2 GHz hızında çalışan işlemci, 1 GB bellek ile birlikte orta segment kullanıcıları mutlu edecek türde bir performans sergiliyor.
Özellikle dış görünüşü ve kamera ile ses performansıyla dikkatimizi çeken HTC One SV, oval bir tasarıma sahip. Yumuşak hatları ve dış yüzeyi ile iyi bir dokunma hissi sunan HTC One SV, dört farklı renk seçeneği ile geliyor. Arka tarafında HTC logosuyla güçlendirilmiş olan cihazın tasarımı, yine bu kısmında Beats Audio logosuyla dikkat çekiyor. Böylece ses performansıyla eğlenceli dakikaların garantisini vadettiği düşüncesini yaratan HTC One SV, bu konuda ne yazık ki yüksek beklentileri karşılayamıyor. 5 MP değerinde otofokuslu ve LED flaşlı arka kamerasıyla da başarılı bir performans gösterdiğini söyleyebileceğimiz HTC One SV, görüntü kalitesini Full HD yani, 1920×1080 piksel değerinde videolar çekebilmesiyle ispatlıyor. HTC One SV’de elbette ön kamera da bulunuyor. Ön kameranın desteklediği çözünürlük miktarı ise 1.6 MP. Cihazın kamerasıyla ilgili değinmemiz gereken bir diğer nokta ise HTC Panorama ve HTC VideoPic özellikleri. HTC Panorama ile harika panoramik fotoğrafların sahibi olabilir ve HTC VideoPic ile de Full HD videoyla birlikte aynı anda yüksek çözünürlüklü fotoğraflar çekme keyfini yaşayabilirsiniz.
8 GB dahili depolama alanına sahip olan HTC One SV, microSD kart girişiyle bunu 32 GB’a kadar arttırabilmenize müsaade ediyor. Bağlantıları arasında microUSB, 3.5 mm stereo ses jakı, Bluetooth 4.0, Wi-Fi 802.11 a/b/g/n, 3G ve LTE bulunduran HTC One SV, ülkemizde yavaş yavaş yaygınlaşmaya başlayan NFC’ye de destek veriyor.

Yerli İşletim Sistemi Pardus 2013 Yayınlandı

Türkiye'nin yerli işletim sistemi Pardus, 2013 kullanıma sunuldu.

TÜBİTAK tarafından geliştirilen Türkiye'nin yerli işletim sistemi Pardus, 2013 kullanıma sunuldu. Yerli işletim sistemi ilk önce, kamu kurumları ve özel sektörün kullanımına sunulmuştu. Bu işletim sistemini şimdi de evdeki bilgisayarlara yüklemeniz mümkün olacak.

Pardus'un tanıtımını yapan, TÜBİTAK Başkanı Yücel Altunbaşak konuyla ilgili olarak, " Kritik kütle olarak kamuyu seçtik. Kamu kurumlarına daha yakın olmak için kamu kurumlarına daha iyi hizmet verebilmek için Ulakbim'i yani Ankara'daki bu merkezi açtık böylece operasyonel maliyetleri düşüreceğiz. Kamu kurumlarına daha yakın olabileceğiz. Hemen bir şey olduğunda hızlı müdahale edebileceğiz." Dedi.

 
Fatih projesi kapsamında okullardaki akıllı tahtaların yanı sıra Milli Savunma Bakanlığı, tüm askerlik şubeleri, Türk Silahlı Kuvvetleri, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Adalet Bakanlığı gibi önemli kurumlarda Pardus'u kullanıyor.
En düşük hızdaki bilgisayarlarda bile kullanılabilmesi mümkün olan Pardus, elektrik kesintisi olmadığı sürece 1 yıl boyunca bilgisayarda hata vermeden sürekli çalışabiliyor. Ayrıca işletim sisteminde virüs tehlikesi de çok düşük.
Pardus'u indirip bilgisayara kurmak mümkün ancak şimdilik kamu kurumlarının kullanımına açık durumda ve sistemin kamu kurumlarında yaygınlaşmasının ardından tüm Türkiye'de kullanılabilecek.
Şimdilik sadece bilgisayarlarda kullanılan Pardus, yakın zamanda mobil cihazlara da uyumlu hale getirilecek. Pardus'u  bilgisayara kurup kullanmak isteyenler "pardus.org.tr" adresinden indirebilirler.

Nokia'dan Yeni Bir Hamle Daha: Lumia 928

Nokia’dan Rakiplere Gözdağı: Lumia 928!


Windows Phone 8 ile tekrar hayat bulan Nokia amiral gemisi Lumia 920 kullanıcılarla buluşturmuştu. Teknoloji severlerin beğenerek aldığı telefon, işletim sistemi memnuniyetine karşın ağırlığı ve video renk kalitesi ile kullanıcılarını pek de memnun etmemişti.

Nokia, WP 8 ile akıllı telefon dünyasına yeni bir adım attığını savunarak, mutlaka bu tür eksikliklerin olacağını belirtti.
Giriş, Orta ve Üst seviye modelleriyle dikkat çeken Lumia ailesine, bir yenisini daha eklenirken diğer modellerden farklı olarak, Lazer kod adıyla gelecek. Lumia 928 Lazer adıyla üst seviye kullanıcıya hitap edecek amiral gemisinin Nisan ayının sonunda görücüye çıkması bekleniyor. Geçtiğimiz ay içinde Nokia CEO’sunun bahsettiği, ileri teknoloji akıllı modellerden birinin de 928 Lazer olduğu öne sürüldü.
Karşılaştırma yapacak olursak; Kasa bakımından Lumia 920’den daha küçük, daha ince ve daha hafif olacağı bilinen Lazer, yine farklı renk seçenekleri ve alüminyum gövde ile gelecek. Ekran boyutunun 4.5 inç olarak belirtildiği modelde OLED söylentileri de yerini koruyor. Kamera lenslerinin ve 4 çekirdekli işlemci performansınınLumia 920’ye oranla gözle görülür şekilde artacağı biliniyor.
Xenon flaş ve MicroSD kart özelliğinin de yer verileceği Lumia 928 Lazer, HTC’nin One ve Samsung’un Galaxy S4 modeli ile sıkı bir rekabete girmesi bekleniyor.

2013 İlkbahar-Yaz Sezonu Oje Trendleri

Havalar ısınmaya, paltolar kaldırılmaya, uzuvlar birer birer gözükmeye başladı. Sarıp sarmalandığımız kış aylarının yağmurları, haşin rüzgarları ellerimizi kuruttu. Oje trendlerini okuyup uygulamadan önce, güzel bir manikür ve bol bol nemlendirme şart. Bir kadının en çok görünen uzuvlarından biri olan ellerimizi ihmal etmeyelim!

Gelelim bahar ve yaz aylarında ne gibi oje trendlerinin bizi beklediğine...


Nude: Nude, yani varla yok arası. Ten renginden hallice denebilir. Sade şıklığın en büyük temsilcisi. Bu yaz, geçen yazlar pek sık sürdüğümüz neon renkleri bir kenara bırakıp nude'a geçiş yapıyoruz. Her kıyafetle, her ten rengiyle mükemmel gideceği tartışılmaz.






Mavi: Açık mavi tonları kış aylarında pek tercih edilmez. Ama yaz gelince özellikle buz mavisi ve mint tonları oldukça fazla rağbet görür. Önümüzdeki yazın favori ve bir o kadar da mütevazı renklerinden biri olacak mavi. Gökyüzü sıcaklığında, oldukça dikkat çeken elleri kim istemez? Özellikle de bronz ten ile tercih edilirse mavinin güzelliği iyice açığa çıkacak.






Tırnak süslemeleri: Cupcake, nazar boncuğu, çiçek böcek derken Nail Art aldı başını gidiyor. Tırnak stickerları ve ojeler ile yapılan süslemelere nazaran, havyar manikür denilen, boncuklu tırnakları sık sık göreceğiz. Özellikle tek bir tırnağa yapılınca hem çok şık, hem de sıra dışı duruyor.





Kadife tırnaklar: İstediğimiz renkte ojeyi sürüp üzerine piyasada satılan kadife görünümlü tozları uygulayıp yumuşacık tırnaklar elde edeceğiz bu yaz. Etrafınıza toplanıp ''bunu nasıl yaptıın?'' diye soracak olan kadınlara hazırlıklı olun!








Koyu tonlar: Yaz gelince siyahtan, lacivertten, bordodan uzaklaşırız istemeden. Elimiz gitmez kapkara renklere. Fakat bu yaz, o oje yaz ojesi bu oje kış ojesi ortadaki su şişesi demiyoruz. Her daim popülerliğini koruyan bu koyu renkler, bu yaz da zirveyi kimselere kaptırmayacak!









İki renkli French: Geçtiğimiz sonbahar-kış sezonunun da favorisi olan bu trendi bu yaz da ellerde sık sık
göreceğiz. Özellikle metalik tonlar ile mavi-lacivert tonları bir arada kullanıldığında oldukça albenili duruyor.

25 Mart 2013 Pazartesi

Blog Hocam DMOZ’da! Ama Nasıl?

Blog Hocam’ı açtığımdan beri DMOZ’a kayııt olmak ve DMOZ ile ilgili bir yazı yazmak aklıma gelmemişti. Geçtiğimiz ay konuyla ilgili bir tartışmayı okuyunca henüz DMOZ başvurusu yapmadığımı hatırladım ve Blog Hocam’ı DMOZ’a eklemek için kolları sıvadım. Kolları sıvadım derken aşağıdaki adımlar dışında hiç ekstra hiç bir şey yapmadım. Kişisel blog katgorisine giderek yönergelere uygun başvurumu yaptım ve yaklaşık 1 ay sonra DMOZ’da arama yaptığımda dizine eklendiğini gördüm. Sonra da bu yazı çıktı ortya :)

 

dmoz

 

DMOZ Nedir?

 

DMOZ, web sitelerinin gönüllü editörler tarafından konularına göre ayrılarak yayınlandığı açık dizin projesidir. DMOZ, web'in en büyük ve en popüler arama motorlarının ve portallarının dizin hizmetlerini güçlendirmektedir. .Bu arama motorlarından biri de Google’dır.

 

DMOZ’a kayıt olmanın önemi buradan gelir. Google, Yahoo gibi yüzlerce arama motoru dizin servisi olarak DMOZ verilirini kullanır ve DMOZ’a eklenen sitelere daha çok önem verir.

 

Sitemi DMOZ’a Nasıl Ekleyebilirim?

 

DMOZ’a site eklemek tamamen ücretsizdir ancak amaç kaliteli bir dizin oluşturmak olduğu için her başvuru kabul edilmez. Şimdi gelin sitenizi DMOZ’a adım adım nasıl ekleyeceğinizden bashsedelim.

 

1. Siteniz Uygun mu?

 

Sitenizin DMOZ’a eklenmesi için bazı kurallara uygun olması gerekir. Bunların başında sitenizin çocuk pornografisi, hakaret ve iftira, fikir ve sanat eseri haklarını çiğneyen materyaller, ve yasa dışı etkinliklerin (sahtecilik ve şiddet gibi) savunuculuğunu yapan materyaller gibi yasa dışı içerik barınıdırmaması gerekir. Ayrıca yeterli içeriğe sahip olmayan ve henüz tamamlanmamış sitelerin başvuruları da kabul  edilmez.

 

2. Doğru Kategoriyi Seçin

 

DMOZ’da dtaylı ir kategori yapısı vardır. Başvurunuzun kabul edilmesi için sitenize en uygun kategoriyi bulmanız gerekir. Başvurunuzu sadece tek bir kategoriye yapmalısınız. Uygun olmayan veya alakasız kategorilere gönderilen siteler reddedilebilir veya silinebilir. Sitenizin konusuna en uygun kategoriye girdikten sonra üstteki adres öner linkine tıklayarak başvuru aşamasına geçebilirsiniz.

 

3. Formu Doğru Bir Şekilde Doldurun

 

Başvuru formundaki her öğenin altında o öğeyle ilgili gerekli bilgi yer alır. Formu doldururken objektif ve gerçekçi bir şekilde doldurmalısınız. Reklam amaçlı anahtar kelimlerle dolu bir başvurunun kabul edilmesi söz konusu olmaz.

 

4. Onay Süreci

 

Başvurunuzu yaptıktan sonra o kategorinin editörü sitenizi dizine ekleyip eklememeye karar verir. Başvurunun değerlendirilme süresi o kategoriye yapılan başvuru yoğunluğuna ve editörün bu işe yeterince zaman ayırıp ayırmamasına bağlı olarak birkaç hafta hatta birkaç ayı bulablir.

 

Hepinize bu başvuru sürecinde bol şans dilerim. Çünkü bu iş biraz da şans işi :)

23 Mart 2013 Cumartesi

Xperia Z için Güncelleme Yayınlandı

Xperia Z için yeni bir güncelleme yayınlandı

Sony, son dönemde ortaya çıkan kapanma sorununu, yeni güncelleme ile ortadan kaldırıyor.
Sony, CES 2013 etkinliğinde resmiyete kavuşturduğu yeni amiral gemisi Xperia Z için yeni bir güncelleme yayınladı. OTA üzeriden kullanıcılara sunulan güncelleme, telefonda oluşan ani kapanma sorununa çözüm getiriyor. Hatırlanacağı üzere bir süre önce bazı kullanıcılar telefonun bazen tepki vermediğini, bu durumun ise kapanmalara sebep olduğu bildirilmişti.
Japon üreticinin varlığını kabul ettiği sorun ise yeni güncelleme kapsamında ortadan kaldırılıyor.
1364015401_sonxperiazcustomm.jpg
İlk olarak Hollanda’da kullanıcılara sunulan güncelleme paketi, beraberinde kapsamlı yenilikler getirmiyor. Android sürümü 4.1.2 olarak devam eden telefonun daha kapsamlı bir güncellemeye Android 4.2.2 ile kavuşacağı Sony tarafından resmi lansmanda bildirilmişti.
Sony’nin geçtiğimiz yıl ki üst seviye telefonlarından olan Xperia S’in  nisan ayı içerisinde Android 4.1.2 Jelly Bean güncellemesine kavuşacağını hatırlatalım.

Battlefield 4 Videosu Yayınlandı

Battlefield 4′ün 2 Yeni  Videosu Yayınlandı

Frostbite 2.5 motoruyla geliştirilen Battlefield 4, yüzünü yavaş yavaş göstermeye başladı. Geçtiğimiz günlerde yayınlanan ve oyunculara neredeyse hiçbir bilgi sunmayan teaser’ın ardından 2 kısa video daha yayınlandı. Oyunun deniz ve kara savaşlarına vurgu yapılarak hazırlanan Sea ve Land isimli teaser’lara, aşağıdaki ve arka sayfadaki oynatıcıdan ulaşabilirsiniz.
Battlefield 4: Sea


Call of Duty Modern Warfare 4 Videosu Yayınlandı

Call of Duty Modern Warfare 4

Ghost ile maceraya geri dönüş olabilir.

Activision'ın para basan serisi Call of Duty'nin yeni oyunu önümüzdeki günlerde kendini gösterebileceği konuşuluyor, 1 Mayıs tarihi üzerinde de duruluyor. Infinity Ward tarafından PC, mevcut konsollar ve yeni nesil konsollar için geliştirildiği belirtilen oyunun, Modern Warfare 2'de öldürüldüğü düşünülen Ghost'u da geri getireceği konuşuluyor. Oyunun isminin de Modern Warfare 4 değil, Call of Duty: Ghost olabileceği de söylentiler arasında.
Detaylara gelecek olursak: Oyunun gelecekte geçeceği (Belki önceki oyunlarda olduğu gibi geriye dönük flashback'ler de olur), ancak günümüz silahlarından da seçmelerin olacağı, Spec Ops modunda yeniliklerin bulunacağı ve daha yıkılabilir-tahrip edilebilir çevrelerin olacağı söyleniyor.
Bir de gerçek görüntülerden oluşan video yayınlandı. Bakalım Activision, bu konu hakkında nasıl bir açıklama yapacak...

Twitter’da Tweet Geçmişini İndirme

Twitter, geçtiğimiz yıl Aralık ayında Tweet geçmişini indirme özelliğini bazı ülkelere açmıştı ancak Türkiye bu ülkeler arasında yoktu. 22 Mart itibriyle Türkçe’nin de arlarında bulunduğu 12 dil için Tweet geçmişini indirebilme özelliği duyuruldu.

 

Tweet Arşivini Nasıl İndirebilirim?

 

Tweet Geçmişini İndirme

 

Tweet arşivinizi indirmek için sağ üst taraftaki çark ikonuna tıladıktan sonra açılan menüden Ayarlar’a tıklayın. Sayfanın alt tarafında Arşivini iste butonu göreceksiniz. Bu butona tıkladıktan sonra arşivinizin oluşturulduğu ve en kısa sürede e-posta adresinize gönderileceğini bildiren bir uyarı mesajı alacaksınız. 1-2 dakika içerisinde Tweet arşivinizi indirmeniz için gerekli olan link e-posta adresinize gönderilir.

 

Twitter Geçmişi

 

E-posta adresinize gelen postayı açtığınızda indirme linkini göreceksiniz. Bu linke tıklayarak indirme sayfasına ulaşabilirsiniz. Bilgisayarınıza indirdiğiniz tweets.zip dosyasını ayıkladığınızda index.html şeklinde bir dosya göreceksiniz. O dosyayı web tarayıcınızda açarak tüm Tweet geçmişinize ulaşabilirsiniz.

 

Tweet Geçmişi

 

Bu yeni haberi verdikten sonra sizleri Blog Hocam Twitter hesabını takibe davet ediyorum. Blog Hocam Twiiter sayfasına sadece yeni yazılarımı paylaşmıyorum. Sosyal medya, blog dünyası, SEO ve dijital pazarlamaya dair haberleri beğendiğim yazıları, tavsiye ettiğim blogları da tweetliyorum. Ayrıca blogcuları ilgilendireceğini dşündüğünüz yazılarınızı mentionlamanız halinde retweet ediyorum.

 

http://twitter.com/BlogHocam

22 Mart 2013 Cuma

Yeni Jquery Otomatik Galeri Slider

Daha önce bir kaç farklı slider eklentisi paylaşmıştım. Blogunuzun başlığı ile yazı bölümü arasına ekleyeblieceğiniz bu sliderlar sayesinde öne çıkarmak istediğiniz yazıları otomatik slayt gösterisi olarak gösterebiliyorsunuz. Daha önce paylaştığım benzer sliderlar şunlardı:

 

- Minimal Yatay Slayt Eklentisi

- Slayt Manşet Eklentisi

- Slayt Manşet [ JavaScript Versiyonu ]

 

Bu yazıda paylaşacağım eklenti de Jquery script kullanılarak yapılmış çok şık bir slider. Üstelik blogunuza çok kolay bir şekilde ekleyebilirsiniz. Silder’ın örnek resmini verdikten sonra lafı fazla uzatmadan slider’ın eklenmesine geçmek istiyorum.

 

Yeni Jquery Otomatik Galeri Slider

Bu slider’ı blogunuza eklemek için Blogger kumanda paneline giriş yaptıktan sonra yerleşim sekmesini açın. Burada üst bilgi gadgetının hemen altındaki gadget ekle linkine tıklyarak listenen HTML/JavaScript gadgetı seçin ve aşağıdaki kodları ekleyin.

 

Gadget ekle

 

<style type="text/css">

.container1 {
width: 660px;padding: 0;margin: 0 auto;
}
.folio_block {
position: absolute;left: 50%; top: 50%;margin: -140px 0 0 -395px;}
.main_view {float: left;position: relative;}
.window {-moz-box-shadow: 0px 0px 5px #303030;
-webkit-box-shadow: 0px 0px 5px #303030;
box-shadow: 0px 0px 5px #303030;border:1px solid #000000;height:240px; width: 660px;
margin-top:15px;overflow: hidden; position: relative;
}
.image_reel {
position: absolute;top: 0; left: 0;
}
.image_reel img {float: left;}
.paging_btrix {
position: absolute;bottom: 10px; right: -7px;width: 178px; height:47px;z-index: 100; text-align: center;
line-height: 40px;
background: url(https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjanLaII0hORmQqpU7dQ1vI37D4AXc0tUk-kCFcun0UoBZ4R0OB2eR6ynYsslGjLmQOiqNjk1qzRRFFmsBCcLgbhh8S0zeWToUSSP27vB9mT5z15q_TnpyliPa03TG-WQ3QlfDQMzvlQeA4/s179/serit.png) no-repeat;
display: none;
}
.paging_btrix a {
padding: 5px;text-decoration: none;color: #fff;
}
.paging_btrix a.active {
font-weight: bold; background: #920000; border: 1px solid #610000;
-moz-border-radius: 3px;
-khtml-border-radius: 3px;
-webkit-border-radius: 3px;
}
.paging_btrix a:hover {font-weight: bold;}
</style>

<div class="container1">
<div class="main_view">
    <div class="window">
        <div class="image_reel">
            <a href="#"><img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiPa_5QocAbw7U_DiZx9eXRCv5EXdm6xd_16pRq7NFp3zQqerBd0nloJk6R5HPSiabx9Oydw2KfvxZBsR2VF46ZkZQ8LFk0H-aKhCh-yvJ30tbaXaczlol1HfinnPpNaB7ADQg1kjfrn3PY/s660/resim1.jpg" alt="" /></a>
            <a href="#"><img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjqOW0NAsPxR1m9GLakK9MYCl1PuYZm8ryEaD_QvbGCLhltAf-5RHDAUKfDQumPj8FYLeVJVG0Y0nPrCib3qq9BAEbbeKGJIK182Ed4g0_0DWNeHF3WuJPJGuEt-9nA3D796-_j-ygKny3z/s660/resim2.jpg" alt="" /></a>
            <a href="#"><img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj2XfMZ6b8SxrOVCzmuvme15urVv0HbnXWDFojddxGkd8KtoTRpGbCLsCKJBWLrHyKmuNErIoLZxtmUK8YI3PrZUCNFv_fleK6ycK1ZPuvbhs4iAePzqHxTQpxLoZz607WJo8Yc8oGT5t2V/s660/resim3.png" alt="" /></a>
            <a href="#"><img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEir5GKuwj-qW_bTS_XjiU7wXf8S3z_ydFQasJ7Q-_bFqPyAwPXsnP-3ftsO3PaWvlVQH0Feq0lCX3bXi_IiPHfo2g2HYOPlT1MAZOrhJq9isZ99BVYTHmqSYTQ-PFQjx7F0yI5MzPj_kkNh/s660/resim4.jpg" alt="" /></a>
        </div>
    </div>
    <div class="paging_btrix">
        <a href="#" rel="1">1</a>
        <a href="#" rel="2">2</a>
        <a href="#" rel="3">3</a>
        <a href="#" rel="4">4</a>
    </div>
</div>
</div>
<script type="text/javascript" src="http://ajax.googleapis.com/ajax/libs/jquery/1.3/jquery.min.js"></script>
<script type="text/javascript">

$(document).ready(function() {

//Set Default State of each portfolio piece
$(".paging_btrix").show();
$(".paging_btrix a:first").addClass("active");
 
//Get size of images, how many there are, then determin the size of the image reel.
var imageWidth = $(".window").width();
var imageSum = $(".image_reel img").size();
var imageReelWidth = imageWidth * imageSum;
 
//Adjust the image reel to its new size
$(".image_reel").css({'width' : imageReelWidth});
 
//paging_btrix + Slider Function
rotate = function(){
  var triggerID = $active.attr("rel") - 1; //Get number of times to slide
  var image_reelPosition = triggerID * imageWidth; //Determines the distance the image reel needs to slide

  $(".paging_btrix a").removeClass('active'); //Remove all active class
  $active.addClass('active'); //Add active class (the $active is declared in the rotateSwitch function)
 
  //Slider Animation
  $(".image_reel").animate({
   left: -image_reelPosition
  }, 500 );
 
};
 
//Rotation + Timing Event
rotateSwitch = function(){ 
  play = setInterval(function(){ //Set timer - this will repeat itself every 3 seconds
   $active = $('.paging_btrix a.active').next();
   if ( $active.length === 0) { //If paging_btrix reaches the end...
    $active = $('.paging_btrix a:first'); //go back to first
   }
   rotate(); //Trigger the paging_btrix and slider function
  }, 5000); //Timer speed in milliseconds (3 seconds)
};
 
rotateSwitch(); //Run function on launch
 
//On Hover
$(".image_reel a").hover(function() {
  clearInterval(play); //Stop the rotation
}, function() {
  rotateSwitch(); //Resume rotation
});
 
//On Click
$(".paging_btrix a").click(function() {
  $active = $(this); //Activate the clicked paging_btrix
  //Reset Timer
  clearInterval(play); //Stop the rotation
  rotate(); //Trigger rotation immediately
  rotateSwitch(); // Resume rotation
  return false; //Prevent browser jump to link anchor
});
 
});
</script>

 

Değiştirmeniz gereken yerler şunlar:

 

- https://…./resim1.jpg, https://…/resim2.jpg, https://…/resim3.png, https://…/resim4.jpg şeklindeki urllerin yerine kendi resimlerinze ait urlleri yazın.

 

- Her resme ait urlden önce # işareti olan yere, o resme tıklayın açılmasını istediğiniz sayfanın adresini yazın.

20 Mart 2013 Çarşamba

Adım Adım İyi Bir Blog Sitesi Kurmak

YIllar önce tek sayfalık kişisel HTML sitelerle başlayan internet sitesi kurma trendi zamanla yerini daha dinamik sitelere ve forumlara bıraktı. Son yıllarda ise moda, bir blog sitesi kurmak. Artık herkes kişisel veya temasal bir blog kumaya başladı. Peki sıfırdan adım adım iyi bir blog sitesi nasıl kurulur?

 

1. Blogunuzun Konusuna Karar Verin

 

Bir blog sitesi kurmaya başlamadan önce karar vermeniz gereken ilk şey blog sitenizin konusudur. Eğer niyetiniz kişisel bir blog kurmaksa yani içinizden gelen şeyleri yazacaksanız bu adımı geçebilirsiniz ancak temasal bir blog kurmak istiyorsanız seçeceğiniz konuya çok önemli. Blog sitenizin konusunu belirlerken huni yöntemini kullanmanızı öneririm.

 

huni

 

Huni yönteminde 4 adet filtre kullanarak blog sitenizin konusuna karar vereceksiniz.

 

1. Sevdiğiniz, ilgi duyduğunuz konuların bir listesini yapın.

2. Bu konulardan hangisinde bilgi sahibisiniz? Yeteri kadar bilgi sahibi olmadığınız konuları eleyin.

3. Bu konuya insanlar ilgi gösterirmi? Anahtar kelime araştırması yaparak insanların ilgisini çekmeyen konuları eleyin.

4. Son olarak içerik üretmekte sıkıntı çekebileceğiniz konuları eleyin.

 

Elemeler sonucunda elde kalan konulardan biri hakkında blog açarsanız başarılı olma şansınız yüksektir.

 

2. Blog İsmine Karar Verin Ve Blog Sitenizi Açın

 

İnternette ücretsiz blog açmanızı sağlayan onlarca site var. Bunlardan birini kullanarak blog sitenizi kurabilirsiniz ancak daha önce blogunuzun ismine karar vermelisiniz.

 

Blogunuzun ismi yazdığınız konuyla alakalı olmalı. Arama sonuçlarında başlık olarak blogunuzun ismi görüneceğinden ziyaretçiler başlığı okuduğunda sitenin içeriği hakkında fikir sahibi olmalıdır.

 

Blogunuzun ismine karar verdiyeniz artık blog sitenizi kurmaya geçebilirsiniz. Bu hizmeti ücretsiz veren siteler arasında en popüler olanları Blogger, Wordpress, Tumblr ve Blogcu’dur. Sizlere şu an okuduğunuz blogun da sağlayıcısı olan Blogger’ı tercih etmenizi önereceğim ve bundan sonraki anlatıma Blogger üzerinden devam edeceğim. Peki ama neden Blogger?

 

- Blogger bir Google ürünüdür ve diğer tüm Google ürünleriyle entegre bir şekilde çalışmaktadır. Kim gücünü Google’dan alan bir site istemez ki?

 

- Blogunuz Google sunucularında barındırıldığı için güvendedir. Şifrenizi kimseyle paylaşmadığınız taktirde teknik olarak hacklenme ihtimali yok denecek kadar azdır.

 

- Blogger’ın kullanıcılarına sunduğu şablon tasarımcı aracı sayesinde blog sitenizin görünümünü istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz. Ayrıca interrnette ücretsiz olarak dağıtılan binlerce hazır şablondan birini kolayca blogunuza uygulyabilirsiniz.

 

- Blogger bir Google ürünü olduğunda siteniz kısa sürede Google’da gözükmeye başlar ve yazılarınız hızlı bir şekilde Google veri tabanına eklenir.

 

- Blogger kurulumuyla, ayarlarıyla, şablonlarıyla, eklentileriyle kullanımı çok kolay olan bir platformdur.Bu sayede hiç kod bilmeden bile iyi bir blog sahibi olmak mümkündür.

 

blogger

 

Blogger’da bir blog oluşturmaya karar verdiyseniz adım adım nasıl yapacağınızı resimli bir şekilde anlattığım şu yazıyı okuyabilirsiniz: Blogger’da Blog Oluşturma

 

3. Blog Tasarımı Ve Şablon Seçimi

 

Blogunuzu oluştururken seçtiğiniz şablonu Blogger kumanda panelindeki Şablon sekmesinden istediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Blog tasarımıyla ilgili yapacaklarınız bunula sınırlı değil. Aynı yerdeki Özelleştir butonuna tıkladığınızda blog sitenizin arka planı, genişlikleri, yerleşimi, yazı tipleri, büyüklükler ve renkleri gibi pek çok özelliği değiştirmek mümkün.

 

şablon özelleştir

 

Kumanda paneli üzerinden yapabileceğiniz değişiklikler de sınırlı olduğu için internette ücretsiz olarak dağıtılan blog şablonlarını kullanabilirsiniz. Benim beğendiğim ve kullanmanızı önerdiğim bazı blog şablonları şunlar:

 

- Responsive Max Mag 2013 Blogger Teması

- Sementit Blogger Theme

- Legit Blogger Teması

- BlueBuzz

- Bloom Magazin Teması

- 3 Sütunlu Türkçe Blogger Teması: WP-OpenCart

- Elite Minima: Ücretsiz Premium Blogger Teması

- Blogcu Bayanlar İçin Blogger Teması

 

Bu şablonları nasıl yükleyeceğinizi öğrenmek için Blogger Şablon Yükleme başlıklı yazıyı okuyabilrsiniz. Yine aynı yazının içerisinde ücretsiz Blogger şablonları bulabileceğiniz sitelerin listesini görebilirsiniz.

 

4. Blogger Kumanda Paneli Ve Ayarlar

 

Blogger kumanda panelinin arayüzü basit ve Türkçe olduğu için kullanımı çok kolaydır. Zamanla hızlı ve pratik kullanmaya başlayacaksınız ancak bazı ayarlardan kıssaca bahsetmekte yarar var.

 

- Yorum ayarlarından başlayalım. Yorum konumunu gömülü yapmanızı öneririm. Aynı bu blogda olduğu gibi yazının hemen altında gözükür ve okuyucuların kolayca yorum yazmasını sağlar. “Kimler yorum yapabilir?” seçeneğini herkes olarak işaretlemenizi öneririm. Böylece Google hesabına gerek kalmadan yazınızı okuyan herkes anonim bir isimle veya kendi yazacağı bir isimle yorum yapabilir. Yorum denetlemeyi açarsnız yapılan yorumlar yayınlanmadan önce sizin onayınızdan geçmelidir. Saçma ve spam yorumları engellemek için bunu kullanabilirsiniz.

 

yorum ayarları

 

- Yapmanız gereken diğer önemli ayar ise arama tercihlerindeki arama açıklamasıdır. Arama açıklaması; blog sitenizi Google’da arattığınızda blog başlığının altında çıkan ve blog siteniz hakkında bilgi veren açıklamadır. Bu yüzden bu kısmı yazarken çok özen göstermelisiniz. Blogu sitenizin konusu ve içeriği hakkında bilgi vermelisiniz.

 

arama açıklaması

 

5. Gerekli Araçların Kurulumu

 

Blog sitenizden daha fazla verim almanızı sağlayacak ve sitenizi optimize edecek bazı ücretsiz araçlar mevcut. Bunların kurulumunu yapmalı ve kullanmaya başlamalısınız. Kısaca bahsetmek gerekirse:

 

FeedBurner:  FeedBurner, insanların yazılarınızı RSS kouyucular ve e-posta ile takip etmelerini sağlayan ücretsiz bir Google aracıdır. Nasıl kullanacağınızı öğrenmek için şu yazıyı okuyabilirsiniz: FeedBurner Kurulumu Ve Ayarları

 

Google Analytics: Google analytics, sitenizle ilgili pek çok istatistiki veriyi tutan ve bunları size detaylı olarak sunanan ücretsiz bir analiz aracıdır. Blog sitenizi kaç kişi ziyaret etmiş, nereden gelmişler, en çok hangi yazılrınızı okumuşlar, sitede ne kadar kalmışlar gibi pek çok bilgiye bu araç sayesinde ulaşabilirsiniz. Nasıl kullanacağınızı öğrenmek için şu yazıyı okuyabilirsiniz: Acemiler İçin Google Analytics Rehberi

 

Google Webmaster Tools: Yapmanız gereken ilk şeylerden biri, Google’ın site sahipleri için oluşturduğu bu merkeze site haritası eklemektir. Bu site haritası blogunuzun içerik haritasını Google’a bildirerek tüm yazılarınızın hızlı ve doğru bir şekilde Google dizinine eklenmesini sağlar. Google Webmaster Tools’a site haritası eklemek için şu yazıyı okuyabilirsiniz: Blogger İçin Google Sitemap Oluşturma

 

6. Önemli Eklentileri Ekleyin

 

Blogger’da gblogunuza işlevsellik katan bazı eklentiler vardır. Gadget veya widget adı da verilen bu eklentileri Blogger kumanda panelindeki Yerleşim sekmesinden ekleyebilirsiniz. Yerleşim sekmesini açıp gadget ekle dediğinizde Blogger’ın hazır eklentilerinin bir listesini bulacaksınız. Eklentier bunlarla mevcut değildir. Blog Hocam’da yüzlerce Blogger eklentisi mevcuttur ve her geçen gün yenileri eklenmektedir. Yeni oluşturduğnuz blog stenize eklemeniz gereken  bazı eklentiler şunlar:

 

- E-Posta Aboneliği Kutusu: Ziyaretçilerin, yazılarnıza e-poste ile abone olmasını sağlayan bir eklentidir. Yeni bir yazı yayınladığınızda, o yazınız abone olanların e-posta adresine otomatik olarak gönderilir.

 

- Click Box: Bu eklenti Facebok beğen, Twitter takip et ve Google+1 butonlarını içerir. Bu butonlar sayesinde sosyal medyada adınızdan söz edilmesini sağlayabilirsiniz.

 

- “Resimli Benzer Yazılar” Eklentisi: Her yazının altında o yazıyla ilgili diğer yazılarınızı öneren bu eklenti ile ziyaretçilerinizi daha uzun süreler sitenizde tutabilecek ve yazılarınızın kunma sayısını arttırabileceksiniz.

 

- Arşiv Sayfası: Arşiv sayfasında yazdığınız tüm yazılar etiketlere göre kategorilere ayrılarak otomatik olarak listelenir. Bu sayfa sayesinde ziyaretçileriniz yazılarınıza kolayca erişebilirler.

 

7. Yazılarınızı Yazmaya Başlayın

 

Artık blog siteniz yazı yayınlamaya uygun. Düzenli olarak özgün içerik oluşturmalı, sosyal medyayı aktif olarak kullanmalı ve çeşitli promosyon yöntemleri kullanarak okuyucu kitlesi edinmeye çalışmalısnız. Bu yolda Blog Hocam’da benim ve konuk yazarların yazdığı yazılar size yol gösterecektir. Aklınıza takılan soruları bu konunun altına yorum olarak yazabilirsiiniz.

 

İyi bloglamalar!